İşte dört gözle beklenen ikinci yazı
Başlıktan da anlaşılacağı üzere ortadoğu ve balkanların en mütevazi bloguna hoş geldiniz.
Ve işte beklenen yazı. Yoğun istek üzerine serinin ikinci yazısı hakansozer.com da. İlk yazıdan bir alıntıyla başlıyım. “Bir daha ki yazıya daha az iş daha çok İstanbul aktarabilmek dileğiyle.” demiştim. Keşke başka birşey isteseymişim. Son yazıyı yazdığımdan beri birkaç değişiklik oldu açıkçası. Özellikle staj konusunda. Son yazıdan beri iki hafta geçtiğini düşünürsek ben şahsen kendim stajda iki haftadır yatıyorum. Girişte staj kısmından bahsettiğime göre iki kısıma gerek kalmadı ben direk olayın İstanbul kısmına geçiyim.
Toplu taşımayı an itibariyle çözmüş bulunmaktayım. Zaten bişeyde yok çözmeye. Stajyer başka bir arkadaşında dediği üzere kaybolmasıda kolay yolunu bulmasıda. En güzel yanı her hangi biryerinde ki bir duraktan %100 üstünde taksim yazan bir otobüs geçmesi. Taksim dende yolunu bulamıyan an itibariyle browser ın sağ üstündeki çarpıya basarsa sevinirim (woofer ve diğer mac insanları için durum biraz daha farklı :D). Neyse zaten önemli olan adım browser kapandıktan sonra. Bir adet köprü tercihen Boğaz Köprüsü bulup atlanması rica olunur. Fatih Sultan Mehmet köprüsü yalan zaten bu ara, o trafikte intihar bile edemez insan.
Gezdim ey insanlar. En azından hafta sonları. Ne güzel bir durumdur ki gezerken ki tek sorunum İstanbul da buluşucağımı söylediğim bütün arkadaşlarla buluşmak için zaman ayarlamaktı. Ama zamanlar ayarlandı falan fistan, hem bütün arkadaşları görmüş oldum hem İstanbul’u gezdim. Neyse artık bu yazıyla yetinmek lazım. Ne kadar pek bir iş yapmıyor olsamda yinede sabah altıda kalkmama sebep oluyor kendileri.
İnsan bina yapıyorum diye konser verirmi kardeşim. Arka fonda Tarkan, insanı eritme çabası içinde bir hava ama ben uyudum uyudum uyudum…
Bana dokundurmalar filan… Sevdim ama güzel yazı olmuş.
Heh madem dokunduruyoruz sana şöyle yazıyım. FSM varya… Bildin sen devamını. Hadi hayırlı traşlar.
“tek sorunum İstanbul da buluşucağımı söylediğim bütün arkadaşlarla buluşmak için zaman ayarlamaktı.” yerim seni
birinden çıkıp dierine geldin bebişim daa napcan