Hakan Sözer

Yel Değirmenlerine Karşı Don Kişot Muyum?

Ve Staj Başlar

June10

Gecikmelide olsa staj günlüğünün ilk yazısı. Bugün stajın üçüncü günü ve her gün yazmayı planladığım bu yazı olayı ilk günden sekteye uğramış durumda. Açıkçası bu kadar çok zaman kaybettireceğini düşünmemiştim. Çok uğraşmamakla birlikte İstanbul trafiğinde gittiğim yol, yol değil. Neyse Üç günün kısa bir özetini geçiyim fazla uzatmadan.

Daha önce belirttiğim üzere dört adet simulatör mevcut. Onlara yaklaşmaktan daha öteye gitmemiz pek mümkün değil. İlk gün yanına yaklaşamadığımız simülatörlerle ilgili bir kaç şey okumuş olsamda geçirdiğim üç gün sonunda bu bilgilere pek ihtiyacım olacağını düşünmüyorum. Çünkü pazartesi günüyle birlikte başlayan maratonda yaptığım işler genel olarak bilgisayar teknisyenliği olarak adlandırılabilir. Bilgisayar ve printer kurmak, bilgisayarlarda yüklü programlarda yaşanan hataları düzeltmek yada yeni program yüklemek bunlar arasında sayılabilir. Şu ana kadar fayda sağladım diyebileceğim kısım yeni programları yükleme anlatma sırasında benimde bu programları öğreniyor olmam. İşin teknik kısmı staj raporuna kalsın, gelelim İstanbul tarafına.

Daha pek faydalanamadık gerçi ama yine de insan her geldiğinde yeniden seviyor keretayı. Boğaz trafiği belki köprüyü görmenin yanına bile yaklaşmadan başlıyor, ama bu bile heyecan veriyor insana. İlk eğlence boğazı görebilmek için çekilen hasret. İnsan mükafatını bilince beklemek çok ta sıkıntı değil. Sonrası zaten burada ifade edebileceğim bişey değil, kısmetse bir ara bir balıkçıda bizzat hatırlamak istiyorum, belki o zaman tekrar ifade edebilirim. Birde sonrası var. Bu da aynı baştaki gibi hasret olsa gerek. Çünkü insan tekrar görmek istiyor. Neyse trafik çilesini burda övüpte direksiyon başındaki insanları çileden çıkartmamak lazım, fakat deniz kenarında büyümüş ve yaşamış biri üç sene Ankara ya kapanınca boğaz daha bir anlamlı oluyor.

Üçgünlük izlenim budur. Gönül isterdi ki her gün yazı yazmak mümkün olsa ama zaman sıkıntı yaratmakta. Bu yazı dizisi bu şekilde üç beş günlük aralıklarla devam eder gibi duruyo şuan. Bir daha ki yazıya daha az iş daha çok İstanbul aktarabilmek dileğiyle.

“Ve Staj Başlar”

3 Yorum
  1. 17 June 2009 saat 10:51 pm woofeR diyor ki:

    ikinci yazıyı büyük bi’ merakla bekliyoruz. :) yalan olmadı umarım.

  2. 18 June 2009 saat 7:13 am admin diyor ki:

    Baba bu gidişle yalan olur. Bende bu üşengeçlik İstanbul’da da bu trafik olduğu sürece bide bitiş yazısıyla iki yazılık bir yazı dizisiyle tarihe geçerim artık :D

  3. 23 June 2009 saat 4:04 pm tosun diyor ki:

    Ankara ya kapanınca yazmış. Hakant bana web sayfası yapmayı öğret. Lafını affedeyim tamam mı? :D Harbi öğret olm.

E-posta gizli kalacak.

Website örneği

Yorumunuz: